Sperm donasyonu; erkek partnerin yetersiz sperme sahip olması , spermin olmaması(Azosperm), sperm kalitesinin normal değerlerinin altında olması ve tekrarlayan tüp bebek tedavilerinde kötü sonuçlar alınması gibi durumlarda kullanılabilen bir yöntemdir. Ayrıca bekar kadınların da tercih ettiği yaygın bir yöntemdir. Bu yöntem de kadın partnerin yumurtaları, doktorun belirlediği kişiye özel olan program ile  ilaçlar verilerek birden fazla yumurta geliştirilmesi sağlanmaktadır. Bununla eş zamanlı olarak sperm seçim süreci devam eder. Merkezimizin çalıştığı Avrupa ve Amerika Birleşik Devleti onaylı sertifikalı sperm donör bankalarından seçim için çiftlere seçenekler sunulur. Sperm donörü seçiminde çiftler kendilerine uygun fiziksel özelliklere sahip psikolojik testleri dahil yapılmış donörleri incelerler.

Sperm donasyonu tekniği ile ilgili en çok kafalarda soru işareti oluşturan konulardan biri doğacak olan bebeğin kime benzediğidir. Bu esnada öncelikli olarak bilinilmelidir ki embriyo oluşumunda, genetik aktarımın yarısı sperm, yarısı yumurtadan geçmektedir. Bunun bilimsel olarak açıklarsak; hücreler içerisinde bulunan genetik yapıyı taşıyan DNA dediğimiz mikroskopla görülemeyecek kadar küçük yapılar vardır. DNA lar bizim bütün özelliklerimizi barındıran ve özel kodlarla her bir bireyin farklı olmasını sağlayan şifreler içermektedir. Bu genetik materyalin yarısı sperm içeriğinden yarısı da yumurta içeriğinden gelerek Embriyo oluşumu sağlanır. Bu oluşum esnasında genlerin birleşiminde çekinik ya da baskın olan kodlar ile bir çok olasılık söz konusudur. Bunun bir  anlamı da sperm donasyonunda doğacak olan bebeğin fiziksel özelliklerinin yarısı anne adayından geldiği için  sperm donörüde benzer özelliklerde seçildiği için büyük oranda çiftlere benzer bebekler dünyaya gelmektedir. Bu konuda en çok tereddüt yaşandığı için  sperm seçimiyle ilgili kliniğimizde  bununla ilgili detaylı bilgilendirilerek süreç ile ilgili detaylı durumu öğrenebilirsiniz.